Haber Detay

Calendar 2.09.2022
AMBARGOLUDUR

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI TUNÇ SOYER’İN İZMİR ENTERNASYONAL FUARI VE TERRA MADRE ANADOLU’NUN AÇILIŞ TÖRENİNDE YAPACAĞI KONUŞMANIN METNİDİR.

METNİN 20.00’YE KADAR KULLANILMAMASI ÖNEMLE RİCA OLUNUR.



91. İzmir Enternasyonal Fuarı
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in konuşma metni:


Bir Cumhuriyet mirası olan İzmir enternasyonal Fuarı’nın doksan birinci kez açılışını gerçekleştirmenin tarifsiz mutluluğu içindeyim. Bu akşam, asırlık bir çınar ağacı kadar sağlam köklerimizle ve yepyeni bir heyecanla İzmir’den dünyaya doksan birinci kez merhaba diyoruz.
1923 yılında büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açılışını yaptığı İzmir İktisat Kongresi’yle temelleri atılan bu fuar, bizim için yaşayan bir kültür mirası. İzmir enternasyonal Fuarı, İzmir’den dünyaya ve dünyadan İzmir’e uzanan bir köprü.
Bu köprünün bir ucunda anadolu’nun kadim bereket uygarlığı var. Diğer ucunda ise değişimin yeryüzündeki ayak izleri, yeni düşünceler, fikirler ve keşifler... Burası, dünyayı ve Türkiyemizi birbiriyle buluşturan müthiş bir meydan. Enternasyonal Fuar işte bu nedenle 8500 yaşındaki İzmir’e ve yüz yaşındaki Cumhuriyetimize çok yakışıyor. Geleceğin Türkiye’sine yön veriyor.
Çünkü bu buluşmamız bir mayalanma hikayesi. Burası çok rengin, çok sesin ve çok nefesin ortak bir ruhla güçlendiği harman yeri.
Doksan birinci fuar etkinliklerimiz kapsamında kurtuluş günümüz Dokuz Eylül’ü, yüz yıllık zaferimize yakışacak şekilde, Türkiye tarihinin en büyük sahne performansıyla kutlayacağız. Aynı akşam megastarımız Tarkan Kordon boyunda İzmirle kucaklaşacak.
Bu akşamdan 11 eylül’e kadar ülkemizin yetiştirdiği çok sayıda sanatçı İzmir’de olacak. Ve bugün... Fuarımızı açmanın yanı sıra anadolu’nun lezzetlerini dünya sofralarıyla buluşturuyoruz. İEF’yi dünyanın en önemli gastronomi organizasyonlarından biri olan Terra Madre ile eş zamanlı olarak gerçekleştiriyoruz.
Terra Madre Anadolu bizim için sadece bir lezzet fuarı değil. İnsanın yaşamla olan ilişkisini yeniden tarif ettiğimiz, iklim krizi, enerji krizi, gıda krizi, yoksulluk ve savaşlar karşısında kalıcı çözümler ortaya koyacağımız bir ortak akıl hareketi. Bunun somut bir ürünü olan “İzmirli” markamızı kuraklık ve yoksullukla mücadelemizin yepyeni bir aracı olarak az sonra dünyaya sunacağız. “İzmirli” ile İzmir’in meralarında üretim yapan çobanlarımızdan aldığımız sütlerden üretilen peynirleri, Türkiye ve dünyanın her yerindeki alıcılarıyla buluşturuyoruz.
Hep dediğimiz gibi, İzmir’in en ücra köylerindeki küçük üreticilerimizi ve İzmir’in üretici kooperatiflerini ihracatçı haline getireceğiz.
Süt ürünleri ile başlattığımız bu yerli ve milli üretim seferberliği, yine kooperatiflerimizin ürettiği zeytinyağı, tahıllar, baklagil ve üzüm gibi ürünleri de içine alarak büyümeye devam edecek. Terra Madre Anadolu ile başlayan bu çalışmamız, komşusu açken gözüne uyku girmeyenlerin, kurda, kuşa, aşa diyerek; kendisi ve doğa için aynı anda üretmesini bilenlerin seferberliği, hayatta kalma mücadelesidir.
Tüm dünya kentleri dünyanın en prestijli, en büyük fuarı olan EXPO’ya ev sahipliği yapmak ister. İzmir de bunun için çok emek verdi ve vermeye de devam ediyor. öte yandan İzmir, doksan bir yıldır kendi EXPO markasını yaratmış bir şehir. Bu fuar, İkinci Dünya Savaşı yıllarının zor koşullarına rağmen binlerce ziyaretçiyi ağırlamış. İnsanlara umut olmuş. Neredeyse bir asır boyunca kapılarını hiç kapatmamış bir EXPO’dan bahsediyoruz. Bir kültür, ticaret, turizm, eğlence ve eğitim meydanı olan bu buluşmanın adı: İzmir Enternasyonal Fuarı.
Bu nedenle İEF’yi gelecek nesillere taşımak ve dünyaya çok daha iyi anlatmak bu şehrin Belediye başkanı olarak benim boynumun borcu.
On gün boyunca yüz binlerce kişinin ziyaret edeceği fuarımızın çok önemli bir misyonu daha var. Umudu büyütmek! Bizim elimizin her kımıldayışında, kurduğumuz her cümlede ve yaptığımız her işte başka bir ruh var. Bu ruh, ege’nin amazon kadınlarının, Börklüce Mustafa’nın, anadolu’nun ruhudur. İçimizdeki bu ruh... “Sen başla bitiren bulunur” diyebilecek kadar cesur olan Hasan Tahsin’in ruhudur. Herkes iyi bilsin ki... Bizim ruhumuz Mustafa Kemal’in ruhudur.
Burası binlerce yıldır bir medeniyetler beşiği olan, barışın, uyumun, demokrasinin, sanatın coğrafyası: Anadolu! Burası, ilk kurşunun atıldığı, kurtuluşun ve kuruluşun başladığı Cumhuriyet şehri: İzmir zaman zaman karamsar, kimi zaman yorgun ve bazen de öfkeli olabilir. Fakat bu akşam, İzmir’in gök kubbesi altında sadece umutlu olmalıyız. öyleyiz. çünkü 100 yıl önce bu memleketin kurtuluşunun müjdecisi olan İzmir, kahraman atalarının izinden yürüyerek onların hatırasını yaşatmaya ve yine gelecek kuşaklara umudun lokomotifi olmaya devam edecektir. Çünkü İzmir 100 yıldır yaşadığı kesintisiz barışın kıymetini bilen, ona namusu gibi sahip çıkan insanların şehridir. çünkü İzmir Mustafa Kemal atatürk’ün zafer destanının ardından kurduğu cumhuriyeti 2. Yüzyılında demokrasiyle taçlandıracak olanların şehridir. çünkü İzmir cesurdur. Sesleri, sözleri ve sanatları engellenmek istediği halde dimdik ayakta durup bizlerle olan sanatçılarımız İzmir’in cesaretinin kanıtıdır. çünkü İzmir’in ve İzmirlinin hiç kimseye eyvallahı yoktur, olmayacaktır. çünkü İzmir dayanışmayı en iyi bilen, birbirlerine sevgiyle, hoşgörüyle, şefkatle bağlı insanların şehridir. Ve İzmir Enternasyonal Fuarı’nda açtığımız bu meydana gelen sevgili İzmirliler yüreğimizdeki bu umudun ve cesaretin en güzel hali sizlersiniz. Gelin, yaşamı daim kılmak ve umudu yaymak için İzmir’in bereket sofrasını büyütelim. Bu toprakların bereketini çoğaltmak ve adil bir şekilde bölüşmek için birbirimize daha da çok kenetlenelim.
Terra Madre Anadolu’yu bizlerle birlikte düzenleyen Slow Food International’a, Dünya Yavaş Gıda Hareketi’ne tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Bu akşam aramızda olan tüm değerli konuklarımızı ve İzmirimin cesur ve iyi yürekli insanlarını sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sözlerimi Terra Madre Anadolu’nun manifestosunda tüm Akdeniz dillerinde söylediğimiz şu ifadeyle bitirmek isterim: Yaşam, daima!