Haber Detay

Calendar 12.01.2026
Başkan Tugay Çankaya Katlı Otoparkı için net konuştu
“Güçlendirmek isteyene engel olmuyoruz”

 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, riskli yapı olduğu tescillenen Çankaya Katlı Otoparkı hakkında açıklamada bulundu. Başkan Tugay, “Keşke orası sağlam, sağlıklı olsaydı da bunları konuşmuyor olsaydık. Ama sağlam değil. Riskli yapı. Güçlendirme yapmak isteyene de engel olmuyoruz” dedi. Başkan Tugay, ayrıca DSİ tarafından kamuoyuna sunulan kayıp kaçak oranlarının yanıltıcı olduğunu da aktardı.
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, basın mensupları tarafından kent gündemine ilişkin yöneltilen soruları yanıtladı. Başkan Tugay, depreme dayanıksız olduğu tespit edilen ve riskli yapı olarak tescillenen Çankaya Katlı Otoparkı hakkında da konuştu. Başkan Tugay, “Binanın kendisi dayanıksız olarak tespit edilmiş, riskli bina kategorisinde tescillenmiş. Bu bizden önce olmuş. Ben göreve geldiğimde burasının yıkılması gerektiğini söylüyorlardı ve onun işlemleri yürüyordu. Ben güçlendirelim istedim. Fakat teknik ekiplerimizin değerlendirmesinde güçlendirmenin neredeyse imkansız olduğu söylendi. En temel nedeni şu; üzerinde oturduğu arazi bir arkeolojik sit alanı. Altta muhtemelen tarihi eserler var. Bir güçlendirme çalışması sırasında o tarihi eserlere zarar verme riski var. Normal şartlar altında Koruma Kurulu böyle bir çalışmayı durdurur. Güçlendirme fizibilitesi de çalışıldı. Orada da çok yüksek bir maliyeti olacağı anlaşıldı. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak güçlendirme kararından vazgeçtik” dedi.
Otoparkın yüzde 50’den fazlasının Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Ziraat Bankası’na ait olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, “Bunu biz yapmayacağız dediğimiz zaman illa yapın diyorsanız sizin yapmanız lazım. Herhangi birinin güçlendirme yapmasına engel olmuyoruz. Vakıflar’ı muhatap alsınlar. Onların güçlendirme yapmasına biz engel değiliz. Ama şu anda riskli, kapatmamız gereken bir yapıda gerekeni yapmazsak suçlu duruma düşüyoruz. Bu olayı siyasi bir tartışma boyutuna yerel siyasetçiler taşıdı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Konak Kaymakamlığı burayı derhal boşaltın diye yazı yazdı belediyeye. Güçlendirme konusunda muhatap Vakıflar Bölge Müdürlüğü’dür” dedi.
 
“Durup durup bizi suçlamasınlar, Vakıflar’a, bankaya söylesinler”
Yıkım sonrası bölgede otopark sorununun baş gösterip göstermeyeceğine ilişkin gelen soruyu cevaplayan Başkan Tugay, kent merkezindeki trafiğin azaltılması için yürütülen ulaşım politikalarını örnek gösterdi. Başkan Tugay ayrıca, “Şehir merkezinde her tarafa yol açın, otopark yapın yine de yetmez. Şu an otoparkın varlığında otopark sorunu çözülmüş mü oluyor? Keşke orası sağlam, sağlıklı olsaydı da bunları konuşmuyor olsaydık. Ama sağlam değil. Riskli yapı. Güçlendirme yapmak isteyene de engel olmuyoruz. Bu böyleyken durup durup bizi suçlamasınlar. Yapın o zaman güçlendirmeyi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ne istiyorsunuz? Bu binanın yarısından fazlası belediyeye ait değil. Vakıflar’a söylesinler, bankaya söylesinler. Buranın yüzde 100 sahibi İzmir Büyükşehir Belediyesi değil. Biz yüzde 48 sahibiyiz” ifadelerini kullandı.
 
“İzmir’in kayıp kaçak oranı yüzde 25’in altında”
DSİ tarafından kamuoyuna sunulan bilgilerin hatalı, eksik ve yanıltıcı olduğunu aktaran Başkan Tugay, “Eylül ayında kuyularla ilgili yaptığımız başvuruya cevap gelmedi. 200 kuyu dedikleri köylülerin ihtiyacı için açılan küçük kuyular. Ama İzmir’in asıl su ihtiyacını karşılayacak büyük su kaynaklarını kullanabilmek için kuyulara ihtiyacımız var. Minik minik kuyulara verdikleri izni İzmir’e yapılmış iyilik sayıyorlarsa kendilerine teşekkür ederim. Asıl bizim büyük su kaynaklarından su almak için kuyulara ihtiyacımız var. Sözlü olarak onay verilecek dendi. Su, çöp gibi konular üzerinden siyaset yapılmasını etik dışı buluyorum. Herkes işini yaparsa sorun kalmaz. Biz kuyuları onaralım istiyoruz, DSİ’nin onay vermesi gerek. İzmir’in su ihtiyacı var, bunun nereden alınacağını DSİ söyleyecek bize. Ya baraj yapacaklar ya başka yerden su getirecekler ya su kaynağı olarak tarif edilecek bir yer varsa ki var, buralarda yeni kuyu açmamıza izin verecekler. Kayıp kaçak oranı diye bir şey söylemişler. Kesinlikle doğru değil. Oranı hesaplayabilmeleri için İZSU'nun giriş vanası ve çıkış vanası arasındaki o kayıpların toplamını biliyor olmaları lazım. Tamamen yanlış bir oran o. İzmir’in kayıp kaçak oranı yüzde 24’tür, yüzde 25’in altındadır, yüzde 29 değildir. Kayıp kaçak deyince insanlar patlak borudan sızıntı anlıyor. Kayıp kaçak faturalandırılmayan her türlü su tüketimi demek. Örneğin camilere verilen ücretsiz su kayıp kaçak sayılıyor. Dışarıya dökülen su gibi anlatmaları ayıp. Benim derdim kavga etmek değil, İzmir’e hizmet edilmesi” diye konuştu.